25 Aralık 2010

Sungkyunkwan Skandalı

Uzun bir aradan sonra(vize talihsizliği!) tekrar bir Kore dizisiyle karşınızdayım efenim..

Vizeler bitti geçtim yine bilgisayarın başına, başladım dizi koleksiyonumdan izlemediğim dizilere göz gezdirmeye.. Yaklaşık 10-12 kadar dizi melül melül onları izlemem için bakarken gözüm bu diziye takıldı.. Bloglardan ve Kore ile ilgili sitelerden dizi hakkında epey güzel yorumlar okuyunca, ki okuduğuma göre bünyelerde Coffee Prince etkisi oluşturmuş.. "Dizi bittikten sonra başka bir diziye başlayamama, uzun günler veya haftalar boyunca suratında şapşal bir gülümsemeyle dolaşma, müziklerini döndür döndüre dinleme, hakkında birçok haber okuma ve fotoğrafları bilgisayarını isyan ettirecek derecede arşivleme..." gibi birçok etkileri mevcuttur.. E tabi ben Coffee Prince adını okuyunca hiç durur muyum? Elbette ki hayır.. Hemen açıp izlemeye başladım..


Konusundan kısaca bahsetmek gerekirse; hikayemiz 1700'lü yıllarda yani krallığın hüküm sürdüğü yıllarda geçmektedir.. Sungkyunkwan adında bir okul vardır ve devlet adamları yetiştirmektedir.. O dönemlerde kızların okula gitmesi yasak olduğundan esas kızımız Kim Yoon Hee, oldukça bilgili ve zeki olmasına rağmen mecburi olarak para karşılığı kitaplar çevirmekte ve annesi ve hasta kardeşine bakmaktadır.. İşinde sorun çıkmaması için de erkek kılığında dolanmaktadır.. Bir gün 3. Başbakan'ın oğlu Lee Seon Joon'la karşılaşır ve onun sayesinde Sungkyunkwan'ın sınavlarına girer ve kazanır.. Daha sonra da Lee Seon Joon'la birlikte aynı odayı paylaşırlar ve olaylar gelişmeye başlar malumunuz üzere..

Yukarıdaki açıklamanın pek iyi olmadığının farkındayım ama çok da uzatmak istemedim açıkçası.. Neyse anladınız siz anladınız hehe..

Gelelim kısaca karakter tanıtımına..

Kim Yun Hee - Park Min-Yeong



Kardeşi Kim Yun Shik'in adını kullanarak okula girer.. Sessiz sakin biridir.. Güzel görünümü yüzünden okuldakiler ona "hoş yüzlü" demektedir.. Daha sonra "Deamul" adını alacaktır ama nedenini söylemeyeyim, izlemeyenlere sürpriz olsun.. (ne sürpriz ne sürpriz.. aman küçük dilinizi yutmayın hahahayyy)

Tabi ki de beklendiği üzre Lee Seon Jun'a aşık olacaktır.. Benim içim yandı tabi orada gül gibi Moon Jae Shin varken ama neyse.. Nasılsa o benim! hıhahahahahahahhhhhaaaaaaa(kötü adam gülüşü)





Lee Seon-Jun - Micky Yoochun




Oldukça soğuk, düşünceleri ve ideallerinden taviz vermeyen, adaletli, nadir gülümseyen, kimseyle doğru dürüst konuşmayan, kitap okumaktan başka bir şey bilmeyen, sıkıcı bir tiptir..

İlk başlarda tatlı biri gibi görünse de gözüme, sonra sonra itici gelmeye başladı.. Bunun sebebi adamın katı duruşu da olabilir, benim Moon Jae Shin'in tarafını tuttuğum için de olabilir, bilemiyorum.. Her iki durumda da hoşlanmadım senden Lee Seon Jun.. Te okaa..






Gu Yong-Ha - Song Joong-Ki

Dörtlünün içinde en eğlenceli olanı.. Beni en çok güldüren karakterdir kendileri.. Ayrıca grubun kazanovası.. Kadınlarla arası fazla iyidir.. Hatta takma adı "Yeorim"dir.. Yeo-kadın, Rim-çok hahahah.....


Kıyafetlerine çok önem verir.. Hatta öğrencilerle aynı giyindiğini göremezsiniz.. Söz konusu kıyafetleri olunca fazlaca titiz biridir.. Günümüzde yaşasaydı muhtemelen çok iyi bir modacı olurdunun sinyallerini de son bölümde vermiştir.. Ayrıca en önemli aksesuarı elinden hiç düşürmediği yelpazesidir..


En zor durumda bile paçayı kurtarıyordu cin akıllı.. Kim Yun Hee'nin kız olduğunu en baştan anlayacak kadar da kurnazdı aynı zamanda.. Her tarafta gözü vardı mübareğin.. Bilmediği hiçbir şey yoktu..


Bir de biri bir şey dedi mi, şöyle bi gerinerek "Ben Gu Yong Ha'yım.. Gu Yong Ha"dediğinde aklıma hep Gossip Girl'deki Chuck Bass geliyordu.. Hani onun da meşhur "Because I'm Chuck Bass" lafı vardır.. İkisinde de aynı özgüveni aynı kendini beğenmişliği bariz görüyorsunuz..


Moon Jae-Shin - Yu Ah-In

İşte beni benden alan asabi yarim hahhhaahahha..... Hatta şuan ilham geldi, bir şiir yaziciğim onun için:

Saçlarını savurursun rüzgara
Daldırırsın beni efkardan efkara
Yiğidim bidenem neylersin
Neylersen güzel eylersin ay balam!

Tamam evet berbat ama olsun içimden geldi.. Neyse konumuza dönelim, bu kadar aşk rüzgarı yeter...

Moon Jae Shin nam-ı diğer "Çılgın At", 3 yıldır Sungkyunkwan öğrencisidir.. Derslerle alakası yoktur.. Okula giriş amacı farklıdır, sonradan anlaşılır.. Okuldaki öğrenciler feci tırsmaktadır kendisinden.. Valla pis döver adamı.. Dövdü de yani, gördüm.. Ayy uçtum iyice saçmalıyorum..

Hırpani bir görünümü vardır.. Ki ben bayılırım böyle tiplere.. Salına salına yürür, içkisi elinden düşmez.. Millete alttan alttan bakar falan.. Kadınlara karşı zaafı vardır.. Ya da tik diyelim.. Şöyle ki kadınlar oldu mu etrafında hıçkırmaya başlıyordu.. Gu Yong Ha az üstüne gitmemişti bu hıçkırmaları yüzünden.. Ne çok gülmüştüm o sahnelerde..

Neyse bu asabi, kimseyi düşünmeyen insan, Lee Seon Jun ve Kim Yun Hee ile oda arkadaşı olunca eski huylarından yavaş yavaş kopmaya başlar.. Pek bir yardımsever, pek bir şirin olur.. Oyiii....

Ben bu çocukta geleceğin So Ji Sub'unu görüyorum.. Demedi demeyin.. Sinirlendiğinde, ağladığında, birini dövmeye hazırlandığındaki o mimiklerinde falan hep So Ji Sub geldi aklıma.. Bu kadar benzerlik de pes doğrusu.. Bilmesem akraba sanacağım.. Gerçi bilmiyorum belki de akrabadırlar.. Bu Koreliler'in çoğu birbiriyle akrabaymış çünkü.. Ay ne bilem yahu.. Çıkamadım işin içinden..

Seni çok sevdim Moon Jae Shin çocuk.. O Kim Yu Hee bilemedi senin kıymetini, gitti buzdolabı kılıklıya aşık oldu ama olsun hepsi geçici ben kalıcıyım unutma.. Adresimi biliyosun, hadi öptüm..


Aşağıdaki bilgiler spoiler niteliğinde olacaktır, uyarımı yapayım..


Küçük küçük notlar:

* Rektör ve Gu Yong Ha'nın sahneleri çok komikti yahu.. Adam ne yaptığının farkında mıydı bilmem ama resmen çocuğu ayak üstü taciz ediyordu..


 * Gu Yong Ha'nın üniformalara karşı olduğunu, zevksiz bulduğunu söylemesi.. "İnsanları böyle kalıplara sokup da nasıl iyi birer devlet adamı olmalarını beklerler ki?" gibisinden bir şeyler söylemesi.. Kral'ın yanına gittiklerinde onun da üniforma giymesi.. Kim Yun Hee'nin "hani böyle şeyler giyemezdin sen?" demesiyle, meşhur hareketi olan, ellerini iki yana açıp dönerek kızın karşısında durması ve kıyafetin altındaki renkli tülleri göstermesi.. Sonuç: Gu yong Ha değişmez! hahahahh...

* Moon Jae Shin diyor ve çekiliyorum.....



Ah o dudaklar ahhh..... Anasının karnında biraz daha kalaymış sırf dudak olarak doğacakmış.. Yirim..

* Gu Yong Ha'nın gizli bir görev için kılık değiştirmesi gerekmektedir.. Tabi dikkat çekmeyecek bir şeyler olmalıdır.. Kıyafeti verirler ve giyer.. Kim Yun Hee'ye yakınarak; "beyaz tenli olduğum için siyah bana yakışmıyor.. Şu halime bak Azrail'e benzedim" demesi..


* Yatak sahneleri en çok eğlendiğim sahnelerden biriydi.. Bir bölümde Lee Seon Jun'la Moon Jae Shin, Kim Yun Hee'nin hangi tarafta yatacağını tartışır ve kıç kıça bi mücadele başlar.. O anda Kim Yun Hee girer içeri ve Moon Jae Shin sorar ne tarafta yatmak istediğini, bu sırada da Lee Seon Jun kaş-göz yapar kıza yanıma geç diye.. Tam o anda Gu Yong Ha girer içeri, çok korkmuştur.. "Duydunuz mu sesi? Gumiho'ydu o Gumiho!" diye ve kıvrılır ortalarına.. Kim Yun Hee de Gu Yong Ha'nın odasına gider ve böylece kavga biter..

Bir diğer yatak sahnesinde de, Moon Jae Shin Kim yun Hee'nin kız olduğunu öğrenmiştir ve yatarken çok rahatsızdır.. Kim Yun Hee gayet rahat bir şekilde ordan oraya dönerek yatarken, Moon Jae Shin de sırf kız buna değmesin diye nefret ettiği Noronlar'dan biri olan Lee Seon Jun'a yapışır.. ahhahahh..... Son durumları şöyledir:


* Kim Yun Hee'nin sabah el-yüz-ayak yıkamaya öğrencilerle birlikte çıkıp Banu Alkan pozları kesmesi şahaneydi doğrusu.. Hem kız olduğunu belli etme hem de sütun gibi bacakları ortalığa saç..


* Sungkyunkwan dörtlüsü Gisaeng'ler(fahişeler) tarafından "iç akıtan takım" olarak adlandırılmışlardır.. Adı üzerinde bütün kadınların içi gitmektedir onlara..


Buraya kadar her şey normal de ben, bunlar çarşıda yürürken kadınların arasında erkeklerin de hayran hayran bakmalarına anlam veremedim.. Hele ki bir amcamın resmen ağzının suyu akıyordu..


Sana noluyor amcam? Gözlere bak gözlere.. Fıldır fıldır maşallah..

* Lee Seon Jun'un babasının ölü balık bakışları beni benden aldı hakikaten.. Babaya bakınca oğlunun neden bu kadar ruhsuz olduğunu anlayabiliyor insan.. Hatta Lee Seon Jun yine de arada bi gülüyordu.. Bu adamın yanak kasları mimik yapmamaktan erimiş..


* Gu Yong Ha'nın birbirinden sempatik mimikleri diziyi daha da eğlenceli kılıyordu kesinlikle..







* Kızıl Elçi'nin robot resmi çizilmiş ve her yere asılmıştır.. Gayet normal dimi bunu yapmaları? Yani sonuçta adamı yakalamak istiyorlar.. İstiyorlar da bu resimle ne kadar ilerleyebilirsiniz a benim güzel evlatlarım?


Zaytung'un "Çinliler robot resim uygulamasından vazgeçtiler" adlı kofti haberinde Çinli emniyet müdürünün dediği gibi: "Aynı bana benziyor, onu geç aynı babama dayıma benziyor."

Çok ayırt edici bir özellikmiş gibi sadece gözlerden adamı tanıyacaklar.. Peh!

* Ay bunu sona sakladım.. Hem bayağı eğlendiğim bir sahneydi hem de serserim, karizmatiğimle kapanışı yapayım istedim..

Kızıl Elçi bitmiş şimdi de Mavi Elçi baş göstermiştir.. Etrafa mavi kağıtla bildiriler dağıtmaktadır.. Derken bir kovalama sahnesi görünür.. Moon Jae Shin Mavi Elçi'yi yakalamaya çalışmaktadır.. Ve sonunda yakalar.. Tutup Kral'ın adamlarına teslim edeceğine, elçinin dağıttığı bir bildiriyi tutup gösterir ve: "Berbat yazmışsın.. Sürekli böyle yazarsan, alışkanlık olur.." der ve kağıdın üzerine yaptığı düzeltmeleri gösterir.. Sonra da elçiyi geri bırakır.. hahahahhhhh......


***

Sonuç olarak gayet güzel, eğlenceli, sempatik bir dizi izlemiş oldum.. Bu dizi için senaristler Boys Over Flowers ve You're Beautiful'un karşımı demişler.. You're Beautiful'u henüz izlemedim ama BOF'u izleyen biri olarak evet yer yer benzeyen noktaları vardı diyebilirim.. İlişki durumları açısından özellikle de.. BOF'u sevenler bunu da severler derim ben.. Bilmiyorum lafım birilerine gidiyor mu? :)))

Bayağıdır yazı yazmadığım için abartıp, vurdum dibine dibine.. Buraya kadar sabredip de okuyabilenlere teşekkürlerimi sunuyorum efenim..

Esen kalınız.. (Zeki Müren kapanışı)

17 yorum:

  1. Bir Uzakdoğu blogu daa :)
    Ben yeni gördüm, hemen okuyayım bütün yazıları.
    Takibe de aldım, Coffee Prince yazısının girişi aynı benim düşüncem. Kendi yazımda bahsetmemiştim ama burda görünce mutlu oldum :)

    Bir SKK yazısı daa okumanın keyfi var üzerimde. Son bir bölümüm kaldı ve bitmese diye izlemiyorum. Sevdim sevmesine ama hala kız olduğunu o şekilde öğrenmesini yediremiyorum. İnanılmaz saçmaydı :D

    YanıtlaSil
  2. yeni bir çingu daha edindim demek ne güzel.. :)) ben de takibe almak istedim seni fakat bu blogun yine gıcıklığı tuttu, sorun çıkarıyo.. ama en kısa zamanda yazılarını okuyacam.. :)

    ahh Coffee Prince.. :)) sevmeyen yok sanırım bu diziyi.. nasıl olsun ki zaten? :)

    SKK'nın evet o kısmı çok saçmaydı.. ondan da saçma olanı Lee Seon Jun'un durumu hemen kabul etmesiydi.. bir iki trip beklerdim açıkçası.. :)) daha çok işine gelmiş gibiydi.. :D

    dizi hakkında bahsedeceğim başka şeyler de vardı ama daha fazla uzatmak istemedim açıkçası.. bunları bile yazarken tereddütteydim, "çok mu uzadı ne?" diye.. :))

    okuyuduğun için teşekkürler.. ve hoşgeldin.. :)

    YanıtlaSil
  3. İşte senden beklediğim yazı :) Ama yarısından fazlasını okuyamadım ki :( Ühüü... Daha ne kadar acı çekeceğim SKKS'ı izlemediğim için. Erteledikçe de içimden gelmiyordu bak şimdi senin yazını görünce ve çok sevdiğim üslubunla okuyabildiğim kadarını okuyunca hemen başlayasım geldi :D Ellerine sağlık şizo, meraktan çatlamadan şu diziyi izleyip yazının geri kalanını da okumaya geleceğim :)

    You're Beautiful'un yeri ayrıdır bende. Çok eğlenerek izlemiştim. Sakın kaçırma. Bak Marry Me Mary'yi izlemesen de olur ama Sukkie'nin You're Beautiful'daki performansı görülmeye değer.

    Hadi bol yorumlusundan yazılar diliyorum sana. Sen de esen kal :)

    YanıtlaSil
  4. hemmen izle kendisi.. :) ben çok beğendim.. tarihi dizi diye sıkılırım sanmıştım ama aksine çok eğlendim.. zaten tarihle tek alakası krallık döneminde geçiyo olmasıydı.. onun dışında hep makara kukara.. :D seni heveslendirebildiysem ne mutlu bana.. :))

    You're Beautiful indirme listemde inmeyi bekliyo ama inemiyo bi türlü, sinir etti.. iner inmez izliyiciğim..

    amin amin diyor ve yorumun için teşekkür ediyorum çingum.. :))

    YanıtlaSil
  5. yevrummmm.... bu diziyi izlemem lazım... bir gün... inşallah :D

    sevdim havasını dizinin :D anlatımın gene bal-kaymak yevrum... spoiler sonrası okumadım ama... yalnızzzzz şu moon jae shin dediğin... o nasıl bir insanmış öyle... maşallah yani...

    izlicem izlicem ben de... bigün :D

    YanıtlaSil
  6. Benim blogdan da mı kiyif aldın, valla ben de seninkinden aldım hahaha
    Hele SKKS, kaç arkadaş yazarsa yazsın hepsini baştan sona okuyorum. Hayır diyorum ki bu diziden daha güzeli olamaz, sonra Koreliler kalkıp daha güzelini yapıyorlar :)
    Bu arada Moon Jae-shin karakterini dizi boyunca ben de So Ji-sub'a benzettim, burada yazdığını görünce hemen belirteyim dedim. Alaycı gülümsemeler, ben hayatta çok yeş yaşadım bakışları, hüzünlü halleri, vesaire vesaire. Gelecek var :)
    Tarihi dizi gibi değildi cidden. Ama o gelenekse kıyafetler, okul formaları mı desem, hepsi çok yakışmıştı her birine. Özellikle Yeorim'in renkli giysileri ve MJS adam gibi giyinince çok tatlı oluyordu. Kız da hiç gözüme batmadı, erkek gibiydi, sadece sesi kız gibiydi..
    Ay durduramıyorum kendimi, ben de yazıyorum SKKS yazısı, artık 1 sene sonra herkes unutunca yayınlarım hahahhah
    Son bir şey, LSJ'dan niye trip bekliyorsunuz arkadaşlarım. Körün istediği bir göz Allah evrdi iki göz. Çocuğun sevdiği kişi kızmış, yani gay değilim ben rahatlaması yaşadı, bundan daha büyük ne mutluluk olabilir. Asıl Han kyul'un triplerine bir anlam verememiştim ben.

    YanıtlaSil
  7. @gececim bidenem.. izle muhakkak.. senin de liste kabardı gibime geliyo.. :D ahh o Moon Jae Shin beni benden aldı.. sadece fotoğrafını gördün bir de izlesen bilmiyorum nolur.. :D

    sağol canım benim yorumun için..

    @bunusevdim hiç kiyif almaz mıyım.. :)) esprili anlatımın tam bana göre.. seviyorum yazılarını.. :)) hoşgeldin bu arada..

    aynen beni de sürekli şaşırtıyo bu Koreliler.. işte sizi bu yüzden seviyorum çekik gözlülerim.. :))

    Moon Jae Shin'i benim dışımda birinin daha So Ji Sub'a benzetmesi ne güzel ne güzel.. tek değilim demek ki.. ne çok benziyodu ama dimi? oooff offf.. :))

    sen de yaz bunusevdim.. dediğim gibi yazılarını okumak hoşuma gidiyo, eminim yine eğlenceli bi yazı yazacaksındır.. 1 sene sonrasını falan bekleme ama.. valla çok pis merak ederim.. :)

    ya ben sevmedim şu Lee Seon Jun'u.. bilemiyorum kanım ısınmadı.. :)) şahsen trip bekliyodum.. şappadanak kabullendi.. zaten "oh gay değilmişim.. kızmış demek hemen evlenirim" rahatlamasını yüzünden çok rahat okudum.. :)) Han Kyul'un tripleri biraz abartıydı ama yine de haklıydı.. kız kandırmıştı, yalan söylemişti, çocuk o kadar sıkıntı çekti yine de ağzını açıp gerçeği söylemedi falan filan.. oyyyii neyse girmeyeyim şimdi o konulara.. :))

    teşekkürler okuduğun ve yorum yaptığın için bunusevdim.. :)

    YanıtlaSil
  8. Merhaba şizo-mizo yazını o kadar gülerek okudum ki.Çok güzel anlatmışsın Sungkyunkwan Skandal'ı. Gerçekten çok kıskandım.Ben bu dizinin 10. bölümündeyim ve çok beğenerek izliyorum.Senin diziyi anlatırken ki yorumların çok güzel,(ben daha o aşamalara gelemedim)diziyi tam tadında ve özendirerek anlatmışsın.(bitirince baştan mı izlesem ne)Moon Jae Shin'i bende felaket su ji ye benzetiyom.Her hareketi sanki su ji'yi andırıyo.Tipide çok benziyo...
    Blogundaki tüm yazıları beğenerek okuyorum ve her zaman böyle özendirerek yazmanı diliyorum...an nyong hi gye se yo

    YanıtlaSil
  9. teşekkür ederim sada.. :) beğenmene sevindim.. :)

    eh işte yazım pek iyi olmasa da elimden geleni yapıyorum diyelim.. :)

    senin bloguna baktım henüz yenisin, benim gibi.. :) yazıların da gayet iyi.. bundan sonra hep takip edecem.. :)

    aha So Ji Sub'a benzeten biri daha.. :)) benimle beraber 3 kişi olduk.. demek artık tescillendi.. Yoo Ah In geleceğin So Ji Sub'udur.. :))

    yorumun için tekrar teşekkürler.. hoşgeldin bu arada.. :)

    YanıtlaSil
  10. selamm! gene bugünlerde SKKS sevgisi depreşmiş biri olarak bu dizi hakkında okumadığım yazıları araştırırken senin blogunu gördüm. ve yazını çok eğlenerek okudum. ellerine sağlık ^^

    ah gu yong ha! en sevdiğim karakter oydu. yeorim. yirim yirim! :D çok sevimliydi kerata. dizi boyunca beni acayip eğlendirdi. yine olsa da izlesek.

    ayrıca o robot resim olayına ben de az gülmemiştim ha :D resmen selçuk erdem karikatürü gibiydi, hani katil penguen esprisi vardır ya, onun gibi :D

    bi de bence dizi BOFa ya da you're beautiful'a sadece bir kız + bir sürü erkek olması açısından benziyordu. bi de tabii bir koreli klasiği olan "erkek kılığına giren kız" klişesi yüzünden. ama onlardan çok daha eğlenceli ve sevimli bir diziydi. ayrıca tarihi bir konusu olması, ne biliyim işte o gizli mektuba ulaşma çabaları falan diziyi diğerlerinden çok daha heyecanlı ve sürükleyici yapmıştı bence. ya da ben SKKSyı çok sevdiğim için torpil geçiyo da olabilirim, haha :D

    YanıtlaSil
  11. ooo selam hoşgeldin çingu.. :) yazımı beğenmene çok sevindim teşekkürler.. :))

    her karakter birbirinden tatlıydı zaten.. :) ha tabi Lee Seon Joon hariç ahahah....

    bu dizi izlediğim ilk tarihi diziydi ve sayesinde bir nebze de olsa diğer tarihi dizilere olan önyargımı yıktı.. bu açıdan bile önemli bir dizi benim için.. :) onun dışında ne kadar eğlenceli ve sürükleyici olduğu herkes tarafından tekrar tekrar belirtiliyo zaten.. :))

    YanıtlaSil
  12. kore'den selamlar!

    rüyamda tatil'i kazanmışım.. hemi de kore'ye :D
    sokaklarda gezip ramen arıyodum.. kafayı o kadar bozdum ramenle :D

    diziyi izlicem diye, yazının bi kısmını okumamıştım... şimdi gelsin bakalım diğer bölüme yorumlarrrr

    -rektör harbiden napıyodu yeorime öyle :D çok gülmüştüm :D

    -ayyy evet, yeorim'in, azraile benzedim, derkenki tipi beni öldürdü :D

    -o bacak sahnesinde, ben de bi "yok artık" dediydim... :D

    -iç akıtan takıma ahalinin bakması... ahahaha o amca beni de koparmıştı :D gözlere bak :D

    -o robot resim :D:D offf diyorum :D yorum yok :D

    "BOF'u sevenler bunu da severler derim ben.. Bilmiyorum lafım birilerine gidiyo mu? :)))"

    geldi geldi :D:D

    gene süperötesi anlatmışın kuzucan :) izleyesim geldi be! :)

    YanıtlaSil
  13. ahahahahh Kore'ye he? süpersin yevrum ya... :D :D

    anacım beni niye görmedin? seninle arşınlardık negzel Seul sokaklarını.. gider iki karaoke neyin yapardık.. :D

    okudun demek şıpoylır şeysini.. sağol böcüğüm elimden geleni yapıyorum işte.. :P :D

    haydin şimdi sıra Coffee Prince'de.. göreyim seni haydi bakem! :D

    YanıtlaSil
  14. :)))))))))))))))))))))))))) gül gül öldüm şizooo :D resmen tekrar izledim diziyi :D :D yakaladığın her ayrıntıya katıla katıla güldüm :D ama bir tanesi var ki geberdim :D
    "Ah o dudaklar ahhh..... Anasının karnında biraz daha kalaymış sırf dudak olarak doğacakmış" :D :D :D ayrıca so ji sub'a da benziyor kesinlikle :D
    ellerin dert görmesin, Allah zihnine zeval vermesin hep böyle yaz emi :P :D :D :D

    YanıtlaSil
  15. ay ben çingumu güldürmüşüm oh ne mutlu bana.. :DD

    aslında dizide birçok sahne vardı anlatmak istediğim ama yazı bitmeyecekti.. :D

    ama haksız mıyım makinocan? o dudaklar yüzünün çeyreğini kaplamıyor mu allasen?:D hayır çocuk tatlı birşey zaten, bir de Jisub'a benzeyince benden tam not aldı kendisi.. :D

    sağol çingum beğendiğin için.. hep yaziciğim sizler için.. hep.. :D

    YanıtlaSil
  16. :D :D ya ya hiç güldürmüyordun zaten beni, bu yazını görünce çok şaşırtın ondan :P :D :D bitmez bu yazı evet, benim taslakda duruyor hala skks yazısı :D çok imreniyorum o yuzden size :D :D :d
    hem dudaktan hem jisuba benzerlikten çocuk yakıyor :D ben onu Antique filminde görmüştüm ufaktı o zamanlar ama o zamanda bir ışık vardı çocukta :D
    hep ya hep yaz :D buarada koremania sayfasını yeni gördüm, Allah razı olsun, cidden her blogda olması lazım böyle bir şey :D

    YanıtlaSil
  17. FB olayları aramızda kalsın makinocuğum ya.. :DD orada Jisub'dan mıdır, çekikten midir, Carlos'tan mıdır bilmem çok konuşuyorum.. :DD saçmalıyorum çokça bir de.. :D burada güldürmek önemli benim için.. :P :D

    ya Yoo Ah In bitanedir bitane.. :D Jisub olmazsa(!) onu alacağım listeme.. :D hayat bu nolacağı belli olmaz falan.. :D

    eveeeett bir gün birinin Koremania sayfasının kıymetini anlayacağını biliyordum.. :D düzeni severim çingum.. arşivde perişan olmanızdansa oradan şıppadanak bulun diye yaptım.. hep sizler, sevgili okuyucularım için.. öhöm öhöm.. :D

    hadi sen de artık bitir SKKS yazını da okuyalım.. senin düşüncelerini merak ediyorum.. hem senin yazılarını okumak çok zevkli oluyor.. yaz da okuyup iki eğleneyim.. :D

    YanıtlaSil